ybatasarim
  icmimarlik tanimi
 
Anayasamızın 135. Maddesine istinaden, 7303 sayılı yasa ve 66 ile 85 no’lu kanun hükmünde kararnamelerle değişik 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ( TMMOB ) kanunu’nun (ek: 1) 2/a maddesine istinaden ihtisas kolu belirlenerek İçmimarlar Odası kurulmuştur.  Bu itibarla İçmimarlar Odası, içmimarları içinde toplayan TMMOB örgütlüğü içindeki 23 odadan birisi olarak, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde bir Meslek kuruluşudur.

İçmimarlar odası, 1954 yılında dernek olarak faaliyetlerine başlamış, 1976 yılında Oda statüsüne geçmiş olup, dünyada Oda statüsüne geçen ilk içmimarlık meslek kuruluşlarından biridir.

Ülkemizde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 32 Üniversitede 1700’e yakın öğrenci, içmimar olarak yetiştirilmek üzere, bu bölümlere alınmaktadır.

Aldıkları eğitim gereği içmimarların uygulama alanları yapıların içerisidir. Yapı söz konusu olunca da içmimarlıktan başka; jeoloji, inşaat, elektrik, makine mühendislikleri, mimarlık ve peyzaj mimarlığı disiplinleri yapıda bir arada çalışırlar
 

Türkiye’de son zamanlarda yaşanan deprem felaketleri, yapıya verilmesi gereken önemi bir daha ortaya koymuştur. Bina çökmelerinin çoğunun, bilgisizce yapılan müdahalelerden ya da uygun ve yeterli malzeme kullanılmamasından kaynaklandığı ortaya çıkmıştır.  

Kalkınma aşamasında bulunan ülkemizde, kültürel ve ekonomik gelişmenin gerektirdiği dinamikler doğrultusunda, ihtisaslaşmış içmimarlara ve içmimarlık hizmetlerine duyulan gereksinim giderek belirginleşmektedir.

Sürükleyici özelliğiyle ülkemiz ekonomisinde en büyük dinamizmi yaratan sektörlerden birini inşaat sektörü oluşturmaktadır. Bir yapının maliyetinde en büyük payı: kaba inşaattan sonra yapılan (ve içmimarlık alanı içinde değerlendirilmesi gereken) ince yapı ve içmimari uygulamalar almaktadır.

Ne yazık ki bugün uygulamada içmimarlık hizmetleri şartı aranmadığı için, ülkemiz ve ülkemiz insanı için önem verilen bu imalatlar; eğitimsiz, yetersiz ve yetkisiz kişilerce denetimden uzak ve asgari standartlara uyulmaksızın yapılmaktadır. Proje müellifi veya teknik uygulama sorumluları mimarlar da, İskân Ruhsatı veren belediyeler de kontrolden uzak kalmaktadırlar. 
Bu nedenle, vatandaşlarımız konut sektöründe ödedikleri paralarının karşılığı sayılamayacak nitelikte kalitesiz malzeme ve teknik şartlara uygun olmayan imalatlara para ödemek ve içinde yaşamak zorunda kalmaktadırlar. Bu yüzden konut alan kişi çoğunlukla bu konutun iç hacimlerini tekrar yenilemek zorunda kalmaktadır. Bu durum ülkenin doğal kaynakları, iş gücü ve enerjisinin bilinçsizce harcanmasına ve de maliyetlerin artmasına sebep olmaktadır.
 

İÇMİMARLARIN HİZMET VE ÇALIŞMA ALANLARI:  

İçmimar; mekân organizasyonuna yeni ve ekonomik çözümler getirmek amacı ile yetiştirilir. Bir meslek adamı olarak insan- ekipman - mekan sorunlarını alışılmış biçim ve ölçülendirmelerin ötesinde temel verileri ile ele alarak yeniden günümüz ve gelecek kaygısı ile araştırır. Kullanıcının zevki, istekleri, fiziksel ve ruhsal özellikleri doğrultusunda işlevsel mekânlar tasarlar. Malzeme ve teknoloji alanındaki gelişmeleri mekâna uygular. İçmimarların çalışma alanlarını en genel ifadesiyle altı grupta toplamak olasıdır.
Bunlar;
l- Mekan tasarımında ilk araştırmalardan, etütlerden uygulamanın bitimine kadarki (karar verme-uygulama) sürecini gerçekleştiren ekip içinde yer alır. Çalışmanın bu aşamasında mekanın temel işlevine uygun program verilerinden yola çıkarak rasyonel ve uyumlu mekan boyutlarını ve ekipman konularını araştırır, belirler. Mekâna özgü ekipmanların elde edilen boyut ve özelliklerine göre özgün tasarımını yapar.

2- Yapımı tamamlanmış veya eski işlevi dışında yeni işlev kazandırılacak yapıların iç mekânlarında ön görülen yeni işlevi; insanın yaşam ve davranış biçimlerine göre çözümler, düzenler, bu düzenleme süreci içinde iç mekânda yer alacak öğelerin (Mekân ve donatı elemanlarına ilişkin biçim, renk, doku ve ışıklandırma, yüzey kaplamaları, kumaş vb.) tasarlar. Özellikle büyük ve kamusal yapıların (tiyatro, konser salonu, oteller, sinema salonları, alışveriş merkezleri vb.) büro, mağaza gibi işyerlerinin ve konutların iç mekân sorunlarını çözer, tasarlar ve düzenler.

3- Endüstri içinde; özgün mobilya tasarımcısı olarak yer alır, mobilya tasarımında ve üretiminde işlev, boyut, malzeme, biçim ve benzeri sorunların yanı sıra hammaddeyi ve ülke teknolojisinin olanaklarını, ülke ekonomisinin yararları doğrultusunda kullanmak suretiyle çağdaş özgün, ihracatı arttırıcı, endüstriyi özendirici tasarımlar yapar ve üretimlerini gerçekleştirir.

4- Mekânlarda uygulanan, ince yapı malzemeleri ve donatı elemanları tasarımcısı olarak ve üretimlerin denetiminde görev alır. Çeşitli yapı malzemeleri (kapı, merdiven, çeşitli doğrama, tavan - yer ve duvar kaplaması, mermer, fayans, seramik, sabit ve hareketli mobilya ile ıslak hacimlerde banyo ve mutfakların donatı elemanları vb.) gereksinimlerini karşılayacak şekilde tanım, sınıflandırma, standart, özel veriler, üretim yöntemleri ve kullanım alanlarına göre tasarımlarını yapar ve çeşitli sistemler içinde uygular.

5- Çevre tasarımcısı olarak görev alır; Kent içi veya turizm beldeleri için park, bahçe, sergi, eğlence ve piknik alanları düzenler. Bu alanlara özgü kent içi mobilya tasarımları yapar.

6- Röleve - Restorasyon hizmetleri; "Kültür Kalıtları"nın ya da tarihi eser olarak belirlenmiş eski yapıların korunması için gerekli olan temel ilkeler ve yasaların ışığında, çeşitli uygulamalar yapar ve geleneksel sanatımızla kültürümüzün tanıtılmasına aracı olur. 
 

İÇMİMAR GEREKSİNİMİ:  

Ülkemizde hızlı nüfus artışına paralel olarak, yılda yaklaşık 600.000 konut için yapı ruhsatı verilmektedir. Turizm sektöründe ise; bir yandan yaz turizmine ait yapılanma sürerken, doğa turizmi, termal turizm gibi yeni turizm sahaları açılmaktadır. Yapılmış turizm yapıları da ortalama beş yılda bir yenilenme gereksinimiyle karşı karşıyadır.

Mağazacılık alanında; markalı malların satışı için özel mekânlar, hipermarketler ve büyük mağaza anlayışı giderek, farklı mekân gereksinimlerini ortaya çıkartmıştır.

Özelleşen bankalarda yeni imaj değişiklikleri yurt içindeki bütün banka şubelerine de yansımıştır.
İnsan yaşamına giren bilgisayarla birlikte, kullanıma yönelik donatı elemanlarının da yeniden şekillendirilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Bunların yanı sıra inşaat sektörümüzün uluslararası uygulamalarda yer almasıyla, bu konuda çalışanlara yurt dışında yeni iş sahaları açılmıştır.

Yapı Sigortası ülkemizin gündemindedir. Yapıların nitelikleri, dayanıklılığı, seçilen malzemenin doğruluğu ve tekniğine uygunluğu sigorta şirketlerinin garantisi altına girecektir.

Bütün bu tasarım uygulama ve denetim süreçlerinde mimar, inşaat mühendisi, elektrik mühendisi, makine mühendisi gibi, içmimar da yer almalıdır.  İhtisaslaşma, örgütlenme ve ihtisaslar arası işbirliği, toplumların sosyo-ekonomik gelişmesine bağlı olan kaçınılmaz bir olgudur.

Eğitimde, meslek-endüstri bütünleşmesini sağlayacak tüm düzenleme ve gelişimlere fırsat tanımak ve olanak sağlamak gerekir. Farklı ihtisaslaşmalara sahip meslek adamlarının birbirlerinin yetki ve yeteneklerine inanarak iş ve güç birliğine yönelmeleri en doğru yol olacaktır.




İçmimarlık hem sektör hem de eğitim alanlarında 20. yüzyılın başında Amerika Birleşik
Devletlerinde kurumsallaşmıştır. Dünya’ya yayılan bu meslek, özünde “Güzel Sanatlar ve Süsleme (dekoratif) sanatların bir doğal gelişimi, Ev ekonomisinin bir parçası ve Mimarlığın odaklanan özel bir alanı olarak yapılandırılmış ve uzmanlaşarak gelişmiştir.

Bu açıdan bakıldığında Güzel Sanatların gerektirdiği plastik değerleri içeren, estetik bilgi ile yoğrulmuştur. Ancak Mimarlığın bina olgusuyla ilişkilendirilen bir konumda da yeralmaktadır. Bina içinde yeralan mekanların hacim ve yüzeylerini değerlendiren bir boyutu içermesine karşın; yapı sistemleri, fiziksel çevre kontrolü, aydınlatma, ergonomi, ısıtma, vs gibi mekan konforu konularında da bilgili olması gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında mekanı kullanan bireylerin kalitesini, konforunu öne çıkartan tanımlı mekanların, tanımlı işlevlerle, kullanıcı için biçimlendirilmesi ve tasarlanmasını içermektedir.

Dolayısıyla Ekonomik boyutunu göz ardı etmek hem ülkemiz hem de kişiler için yanlış bir yaklaşımı doğuracaktır.

 

İnsan, yani mekanı kullanan bireylerle bu kadar ilgili bir meslek alanı olarak sunulan hizmetin değerinin yüksek tutulması önemli bir kavram olarak mesleğimizin özünde yeralmaktadır.

Sadece bu kavramlar bile günümüzdeki teknoloji ve malzeme çeşitliliğinin fazlalığı göz önüne alındığında İçmimarlık Mesleği’nin öneminin daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. Daha iyiyi, daha doğruyu ve daha güzeli arama çabasında günlük yaşamlarımızı geçirdiğimiz iç mekanların, yaşam çevrelerimizin istek ve gereksinimlerimize göre tasarlanması mesleğimizin önemini öne çıkartan önemli olgulardır.

Bu açıdan bakıldığında mesleğimiz her türlü iç mekanda ve bu mekanların yapılanması için gerekli mobilya tasarımı, boya, kumaş, aydınlatma, vs konularında hizmet verdiği düşünülmelidir.
İster birey, ister aile, ister bir kurum olsun, kendi yaşayış/yapısal/işleyiş/çalışma özelliklerine uygun olarak tasarlanmış bir iç mekanda günün neredeyse tamamını geçiriyor olması moral değerlerle birlikte performansını da artıran çevre verilerine dönüşecektir.Bu nedenle kullanıcısı henüz belli olmadan ortaya çıkan binalar iskan ruhsatı alınmış olsa bile, henüz bitmemiş olarak kabul edilmelidir. Çünkü mekanı yaşanır kılan onu kullanan bireylerdir ve mekanlara yaşanmışlığını verende bu bireylerin oluşturduğu kimliğin mekanlara aktarımıdır.

Böyle önemli konularda hizmet sunan meslek adamlarının;

1.İç mekanların işlevsel ve nitelikli olabilmesine ilişkin sorunları tanımlayarak araştıran ve yaratıcılığını katarak çözen, ;

2. 
İç mekanı tasarlayan, tasarım analizi yapan, şantiye denetimi, yapı sistemleri, estetik, iç mekana ilişkin yapı bilgisi, donatı, malzeme, ekipman konusunda bilgi veren,

3. İç mekana ilişkin çizim ve dokümanları hazırlamak üzere eğitim ve deneyimle donanmış kişiler olması gerekmektedir. Bu tanım uluslar arası İçmimarlar Federasyonu’nun (IFI) içmimarlık alanında çalışacak olan kişilerin sahip olması gereken özellikler olarak benimsemiştir.

Buna ek olarak 17.6.1938 Tarihli ve 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık hakkında kanun ile 27.1.1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği kanuna dayanarak 1976 yılında TMMOB çatısı altında kurulan İçmimarlar Odası bu tanımı içselleştirerek kabul etmiştir.

TMMOB İçmimarlar Odası 30 yıllık bir geçmişe sahip olmasına karşın Çağdaş anlamdaki İçmimarlık eğitiminin 1950’lere dayanması ve sadece 1990 lara kadar 2 okulda eğitim verilmesi nedeniyle üye sayısı oldukça az olarak gözükmektedir.

Dünya’daki diğer meslek örgütleri ile neredeyse aynı zamanlarda kurulan TMMOB İçmimarlar Odası bugün 3 şube ve 2 temsilcilik ile üyelerine hizmet götürmektedir.
Ancak 1990lı yıllarda başlayan ve meslek bağnazlığını en yoğun bir biçimde gözler önüne seren eğitimdeki gelişmelerle neredeyse her yıl 2-3 bölüm açılarak bugün (sadece 2007 dahil) 32 bölüme ulaşmış, her yıl 1700 civarında öğrenci kabul eden ve dolayısıyla mezun eden bir meslek alanına dönüşmüştür.

Üye sayısındaki artışın sevindirici olmasına karşın, verilen eğitimin yüzeyselleşmesi, evrensel değerleri kaybetmesi ve en önemlisi başka mesleklerin gerçekleriyle yapılandırılması, mesleğin geleceği, daha doğrusu “Hizmet Sunulan Kesimlerde Hizmet Kalite ve Değerlerindeki Yabancılaşması”nı gündeme getirecektir. Dolayısıyla hem sektörde hizmet veren hem de hizmet alan kişilerin kalite ve doru hizmeti alması olası gözükmemektedir.

Eğitim alanında yaşanan bu gelişmelerle birlikte, ne zaman sonuçlanacağı bilinmeyen bir Avrupa Birliği (AB) uyumlandırmalarıyla meslek alanlarının yapılandırılması ve sektörel alanlarda uzlaşıdan yoksun bir takım çabaların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Oysaki AB Ortak Platformu olan Avrupa İçmimarlar Konseyi (European Council Of Interior Architects) Avrupa genelinde İçmimarlık mesleğiyle ilgili Eğitim, Serbest hizmet sunumu için gerekli kriterler ve Etik Değerleri konularında yapılandırmalarını bitirmek üzeredir.

Türkiye ise bu süreçte geri kalmış durumda değildir.
Bu nedenlerle, mesleki gerçeklerin akılcı yöntemlerle yapılandırılması, mesleki eğitimin, mezuniyet sonrası sürekli ve sürdürülebilir eğitimin kurgulanması ve en önemlisi ülkemiz vatandaşlarının sektörde istenilen çalışma ortamına kavuşması için meslek yasalarının bir an önce hazırlanması gerekmektedir. Bu yapı mesleklerin uygulama alanları, hak ve yetkileri ve en önemlisi sunulan hizmetin kalite düzeyinin belirlenmesi açısından gereklidir. Aynı konu meslek eğitimi içinde gereklidir.

Bu nedenlerle, TBMM ve YÖK’ün üzerine düşen sorumlulukları, siyasi bir pencereden değil, bilimsel ve hukuksal değerlendirmelerle ele alarak yapılandırması ve konuyla ilgili yasa ve yönetmelikleri çağın gerektirdiği biçimde ortaya koyması ve gerekli hak ve adaleti sağlaması gerekmektedir.

TMMOB İçmimarlar Odası olarak, çağdaş bir ülkede kaliteli yaşamı yapılandıran meslek adamlarının yetiştirilmesinde ve yine kaliteli bir hizmet sunumu için gerekli her türlü çalışmayı geniş tabanlı bir uzlaşma ile yürütme gayretindeyiz. Uzlaşı kültürünün farklı disiplinlerin bir arada ve birbirini tamamlayıcı bir biçimde olması ve ortak çalışmanın getirdiği hoşgörü ve paylaşımın değerlerinin Tasarım Temel Alanı özü olması gerektiğini düşünmekteyiz.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:

 
  Bugün 1 ziyaretçi (9 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
YBA TASARIM- DESIGN